İlköğretim Çağında Beslenme Alışkanlıkları
Yemek alışkanlıkları çok erken yaşlarda başlıyor. Bu yüzden aileler çocuklarını sağlıklı ve doğru beslenmeye alıştırmalı. İlköğretim çağındaki çocuklar için yemek alışkanlıkları konusunda haberimizin devamını okuyunuz.
Yetersiz ve dengesiz beslenme toplumda, fizik gücü az, zeka düzeyi orta veya düşük insanların sürekli artmasına ve toplumsal düzensizliklere de yol açmaktadır. Eğitim, kültürel ve ekonomik sorunların, boyutları büyümektedir.
Bütün bu sorunların önlenebilmesi için, toplumun yeterli ve dengeli beslenme konusunda sürekli eğitilerek bilinçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Sağlıklı ve dengeli beslenme herkes için, özellikle de çocuklar için gereklidir; çünkü bu dönemde kazanılacak beslenme alışkanlıkları yaşam boyu sürdürülmektedir.
Çocukları yetişkinlerden ayıran en önemli özellik, devamlı bir büyüme ve gelişme süreci içinde olmalarıdır. Büyüme ve gelişme; beslenme, genetik yapı, cinsiyet, çevresel etmenler, sosyo-ekonomik durum, kültür ve gelenekler gibi çeşitli etmenlerin etkisi altındadır. Bu etmenler arasında en önemlisi de kuşkusuz beslenmedir. Büyüme ve gelişme çocuğun temel sağlık göstergelerindendir. Kalıtsal özellikleri ve çevresel etmenleri kontrol etmemiz, her zaman mümkün olmasa da bilinçli bir beslenme ile daha sağlıklı, mutlu, verimli ve uzun bir yaşama; çocukluktan başlayan doğru beslenme alışkanlıkları kazanarak, adımımızı atabiliriz.
Okul çağındaki çocuk ve gençlerin, hızlı büyüme ve gelişme nedeniyle, pek çok besin öğesine olan gereksinimi yaşamının diğer dönemlerine oranla daha fazladır. Bu dönemde iyi beslenme alışkanlığı kazanmak ve besin öğeleri yönünden zengin bir diyet tüketmek çok önemlidir; çünkü “sağlıklı beslenme, sağlıklı çocukluk, sağlıklı çocukluk ise; sağlıklı yetişkinlik demektir”.
Çocuk ve gençlerin, genellikle hatalı beslenme alışkanlıklarına sahip oldukları bilinmektedir. Öğün atlama, şeker, tuz ve yağ içeriği yüksek yiyecek-içecek tüketimi bu uygulamaların başında yer almaktadır. Çocukluk dönemindeki bu hatalı beslenme uygulamaları kalp hastalıkları, yüksek tansiyon ve şişmanlık gibi hastalıklar için temel risk faktörü oluşturmaktadır. Gerek ailede gerekse okulda yetersiz beslenme bilgisinin verilmesi yanı sıra, besin endüstrisinde özellikle bu yaş gruplarına yönelik reklamlar, kampanyalar, hatalı beslenme alışkanlıklarının kazanılmasının nedeni olmaktadır. Böylece erken yaşlarda kazanılan alışkanlıkların ileriki yaşlarda değiştirilmesinde zorluklarla karşılaşılmaktadır.
Yetersiz ve Dengesiz Beslenmeye Bağlı Sağlık Sorunları
Okul çocuklarına önerilen besinlerin yetersiz dengesiz veya fazla tüketilmesi sonucunda istenmeyen bazı sağlık sorunları ortaya çıkmaktadır.
Bu sorunlar:
*Büyüme ve gelişme geri kalır. Bu gerilik büyüme dönemi bitinceye kadar telafi edilmezse, erişkinliğe yansır ve bu çocuklar boyca kısa, zayıf ve güçsüz birer yetişkin olurlar.
*Enfeksiyon hastalıkları sık ve ağır seyreder.
*Özellikle kız çocuklarında menstrüasyonun da etkisiyle demir yetersizliği anemisine sık rastlanır.
*Ergenlik döneminde kemik yoğunluğu en üst düzeye erişmektedir. Bu dönemde kalsiyumun yetersiz tüketimi, ileriki yaşlarda görülen osteoporoz için risk faktörü oluşturmaktadır. Osteoporozdan korunmak için düzenli egzersiz yapılmalı ve yeterli kalsiyum tüketilmelidir.
*Şişmanlık önemli bir sorun olarak ortaya çıkar. Çocukluk dönemindeki şişmanlık ileri yaşlara yansır ve yüksek tansiyon, kan yağlarında artış, kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı gibi kronik hastalıklara zemin hazırlar. Aynı zamanda bu çocuk ve gençlerin uygun olmayan zayıflama diyetleri ile sağlıkları bozulur.
*Diş sağlığı olumsuz yönde etkilenir. Özellikle yemek aralarında ya da öğünlerde sık yenilen şekerleme, gofret, çikolata, kek türü yiyecekler ile boş enerji kaynağı olan gazoz ve kolalı içecekler diş çürümelerine neden olmaktadır.
Uygulanacak beslenme eğitiminde vurgulanacak mesajlar:
· Sabah kahvaltısını mutlaka yapın.
· Her öğünde 4 temel besin grubundan yiyecek tüketmeye özen gösterin
· Günde en az 2 su bardağı süt içme alışkanlığını edinin.
· Günde en az 5 kez sebze ve meyva tüketin.
· Günde en az 8-10 bardak sıvı tüketin.
· Günde en az 2 kez diş fırçalayın (sabah ve yatmadan önce ).
· Yemekleri yavaş ve iyi çiğneyerek yiyin.
· Temiz ve mikropsuz besin tüketin, çiğ sebze ve meyveleri bol su ile yıkamadan yemeyin, açıkta satılan yiyecekleri satın almayın.
· Yağda kızartılmış ve yağlı besinlerden uzak durun.
· Çay ve kahve gibi içecekleri yemeklerden bir saat önce veya sonra tüketin.
· Öğün aralarında şekerli besinleri tüketmekten kaçının, bu besinleri yediğiniz ve içtiğiniz zaman dişlerinizi fırçalayın ya da ağzınızı bol su ile çalkalayın.
· Ellerinizi yemekten önce mutlaka yıkayın, unutmayın ki kirli eller pek çok hastalık mikrobu taşımaktadır.
· Yemek yerken ayrı çatal, kaşık , bıçak, tabak ve bardak kullanın.
· Düzenli egzersiz yapın.
· Düzenli güneşlenerek yeterli D vitamini almaya özen gösterin
. Önerilen ağırlıkta olup olmadığınıza dikkat edin ve izleyin.